skip to main |
skip to sidebar
Bilim adamlarına göre akıl ve ruh sağlığının merkezi olan beyin, en ufak değişim ve eksiklikten anında etkileniyor. Besin ve mineral değeri düşük, aşırı mayalanmış hamurdan yapılan ekmek, sinir sistemini bozuyor.Hem akıl hem de beden sağlığını koruyan ve fazla kilo aldırmayan beslenmede somon en önemli gıda olarak başrolde. Kilo almadan ruhsal ve bedensel sağlığımızı koruyabilmek için, kalori ve saf nişastalı besinler açısından kontrollü, ama besin kalitesi yüksek bir beslenme tarzı uygulamak mümkün. Omega-3 yağ asitleri,özellikle beyin, retina ve kalpte yüksek oranlarda bulunuyor. Beynin birçok fonksiyonunda önem taşıyor.
DEPRESYONA İYİ GELİYOR
Amerika'da yapılan son araştırmalarda; Omega3, psikiyatrik rejimlerde kullanılmış ve stresse karşı dirençli hale gelen bünyenin ileride oluşabilecek depresyon, intihar eğilimi ve manik depressif dahil birçok psikolojik rahatsızlığı önlediği belirlenmiş. Amerikan Kalp Birliği ve Sağlık Enstitüsü, bu yeni araştırmaların sonuçları doğrultusunda, her yetişkinin haftada en az iki kez balık yemesini tavsiye ediyor. Üstelik tavsiye edilen balıklar başta Somon olmak üzere, tümü oldukça yağlı diye bilinen türden. Normal insan için Omega3' ün, günde 1,2 gram alınması yeterli iken, melankolik yada hafif depresyondakilerin ise 4-5 gr mutlaka tüketmesi gerekiyor. Omega-3’ü almanın en leziz şekli, özellikle somon gibi soğuk denizlerde yetişen yağlı balıklarla zenginleştirilen menüler. Ancak, her balıkta omega-3 yağ asidi yok, ya da miktarı çok az. Derin ve soğuk denizlerde yaşayan balıklarda daha yüksek. Somon, uskumru, gibi balıklar omega-3 açısından daha zengin. Kültür balıklarında omega-3 seviyesi çok düşük. Bu balıklar mısır gibi besinlerle yetiştirildiklerinden yeterli omega-3 yapamıyor.
GÜNE PEYNİRLE BAŞLAYIN
Beslenme uzmanlarına göre; beden sağlığı kadar akıl sağlığını da korumak isteyenler, sabah taze peynir, yumurta, taze meyve suyu veya yulaf ezmesi gibi tahıllar içeren dengeli bir kahvaltı ile güne başlayabilir. Ana öğünlerde balık, yoğurt, bol sebze ve meyve, tam buğday unundan ekmek, bulgur gibi besinler, hem beyin işlevleri için gerekli maddelerini verir, hem de şişmanlık ve kalp damar hastalıklarından korur. Yemek aralarında meyve veya bir miktar fındık, badem gibi yiyecekleri tüketmekte yerinde bir alışkanlıktır. Akşam yemeklerinde ise özellikle ìomega 3" yağ asitleri açısından zengin, somon gibi yağlı bir balık yanında, yoğurt, salata ve meyve, tercih edilmelidir. SOMONUN ÖYKÜSÜ: Yüksek dağlarda kaynayan ırmakların yataklarına bırakılan yumurtalar burada döllendikten sonra, ortak çıkan yavrular gelişene kadar bu soğuk sularda yaşarlar. Daha sonra aşağılara inip denize açılan Somon Balıkları iyice olgunlaştıktan sonra koku duyularını kullanarak doğdukları yere yani ırmak yataklarına doğru bir dönüş yolculuğu yaparlar ve neredeyse zıplayarak suyun akışının tersine, yukarıya doğru çıkarlar. Kendi yaşamlarının başladığı yere yeni yaşamlar verecek yumurtaları bıraktıktan sonra Somon’un yaşam misyonu biter ama yaşam döngüsü devam eder.
ESKİMOLARIN SIRRI
Eskimolar yağı ve kolesterollü gıdaları bol miktarda tüketmelerine rağmen kalp problemleri yaşamıyorlar. Tek nedeni ise balıktaki Omega- 3’ler. Eskimoların kan örneklerini inceleyen araştırmacılar, batılı insan kanında çok düşük seviyede rastlanan bazı maddelerin, eskimoların kanında çok yüksek oranlarda bulunduğunu saptadı. Bu maddeler, Poliınsatureol (çok doymamış) yağların uzun zinciri Omega-3 grubundan olan EPA ve DHA idi. Daha ileriki çalışmalar her iki maddenin de özellikle Somon ve Ringa gibi yağlı balıklarda bulunduğunu kanıtladı.
Güzellik, hiçbir karşılık beklemeden hoşlanmaksa eğer, önce kendimizden başlamalı işe… Küçük sihirli dokunuşların tadına varmalı… Bir göz kalemi, bir pudranın sihriyle fırlamalı sokağa… Öyle, bolca, yoğurt gibi değil, usul usul, az az, hafif hafif ... Abartmadan, yokmuş gibi.Cilt: Pürüzsüz ve taze bir cilt her zaman makyajdan önce gelir. Öyleyse, cilt tonunuza yakın renklerde bir kapatıcı ve fondötenle işe başlayabilirsiniz. Fondötenin yüzünüzde 'yokmuş' hissi vermesi ve doğal görünmesi önemli. Bunun için yeni çıkan krem fondötenler ideal. Cildinize uyumlu kapatıcıyı yüzünüzün tümüne sürün, sonrasında da fondöteni tüm yüzünüze eşit olarak uygulayın. Fondötenin kötü durmaması için teninizden bir ton koyu renk fondöten tercih edin. Cildinize krem gibi yumuşaklık hissi veren ve pürüzsüz görünüm sağlayan toz fondötenle güzel bir sonuç elde edebilirsiniz. i.d. bare Minerals marka toz fondötenin fiyatı 78 YTL.
YANAK
Doğal görünmekte kararlıysanız, yüzünüze duş sonrası pembeliği kazandıracak renkte allık seçin. Pembe ya da turuncu tonlarında allık cildinize parıltı verecektir. Allığı yüzünüzün dışına doğru, dairesel hareketlerle sürün ve uyumlu olması için rujunuzla aynı tonlarda olmasına dikkat edin. Bunun için size tavsiyemiz değişik renk kombinasyonları yapabileceğiniz çok renkli allıklar.
Bu allıklarla yanaklarınızda istediğiniz rengi daha kolay elde edebilir, gerektiğinde allığın rengini koyulaştırabilir ya da açabilirsiniz. Red Earth marka allık pembe ve tonlarını sevenler için ideal. Kanyon'da Douglas mağazalarında bulacağınız allığın fiyatı 56 YTL.
GÖZLER
Gözlerinizin belirgin, çekici ama bir o kadar da doğal görünmesi için yine açık tonları tercih edin. Açık pembe, lila, gök mavisi ve açık kahve tonları bahar makyajı için ideal renkler. Daha ışıltılı bir göz makyajı için de açık renkte ışıltılı veya simli far kullanabilirsiniz.
Parlaklık elde etmek için farklı bir alternatif de beyaz farın üzerine mavi veya yeşil renk bir farla gölgeleme yapmak olabilir. "Rimelsiz çıkmam" diyorsanız, hafif bir rimeli kirpiklerinizin en dibinden yukarı doğru sürerek göz makyajını tamamlayın. Loreal far 28.99, Lancome Hypnose rimelin fiyatı 48 YTL.
DUDAK
Yüzünüzün en dikkat çekici bölgesi hiç şüphesiz dudaklar. Dudaklarınız için hem besleyip nemlendiren hem de hoş bir ışıltı ve parlaklık veren rujları tercih edin. Şeffaf parlatıcılar ve nemlendiricili rujlar kullanabilirsiniz. "Yalnız parlatıcı yetmez" diyorsanız da, toprak renklerinde bir rujun üzerine parlatıcı sürebilirsiniz. Bahar makyajının özelliği canlılık ve ışıltı olduğu için, mutlaka parlatıcı kullanın ve mat renklerden uzak durun. Her tene uyumlu ve her tür makyajla uyum sağlayacak doğal renklerdeki Loreal rujların fiyatı 22 YTL.
Her yüze farklı dokunuş
İyi bir makyaj için yüzünüzü tanımanız gerekiyor. Oval, köşeli, yuvarlak, üçgen, kare ya da uzun bir yüze sahipseniz, rötuşlarla kusurlarınızı kapatıp güzel taraflarınızı öne çıkarabilirsiniz. Yüz tipinize uygun bir makyajla daha anlamlı bir ifadeye sahip olabilirsiniz
Oval yüz: Yüzünüze daha derin bir ifade vermek için allığı elmacık kemiğinden kulağa doğru yatay bir şekilde sürün. Yüzünüzü köşeli değil, yuvarlak gösterecek makyaj yapmaya dikkat edin.
Köşeli yüz: Sert görünümlü hatlarınızın daha yumuşak görünmesini sağlamalısınız. Bunun için sürdüğünüz koyu renk bir fondötenin üzerine ortaya çıkmasını istediğiniz bölgeleri aydınlatacak açık renk bir fondöten sürün. Allığı, elmacık kemiğinin üzerine yuvarlak olarak uygulayın.
Yuvarlak yüz: Yapmanız gereken çene ve elmacık kemiklerini belirgin hale getirmek. Ten renginize uygun bir fondöteni yüzünüze uygulayıp, belirgin olmasını istemediğiniz bölgeleri koyu başka bir fondötenle gölgeleyin. Allığı elmacık kemiğinden başlayıp gözün dış ucuna doğru, yanak çukurunda bir üçgen oluşturacak şekilde sürün.
Üçgen yüz: Eğer alın bölgeniz geniş, çene bölgeniz darsa, fondötenle alın bölgenizi gölgeleyerek daraltın. Belirgin hale getirmek istediğiniz bölümleri de açık renk fondötenle aydınlatın. Allığı, elmacık kemiği üzerinden ve gözün uç bölümüne doğru elips şeklinde uygulayın. Eğer alın bölgeniz dar, çene bölgeniz genişse, alın bölgenizi ortaya çıkarın. Çene bölgesini koyu renk fondötenle gölgeleyerek, daha dar görünmesini sağlayın. Allığı elmacık kemiklerinize yuvarlak bir şekilde uygulayın.
Kare yüz: Yumuşak bir ifade için ten renginize uygun fondöteni yüzünüze uyguladıktan sonra yüzünüzün üst bölümüne 2 ton koyu fondötenle saç diplerinden şakaklarınıza doğru gölgeleme yapın.
Uzun yüz: Ten renginize uygun bir fondöteni sürün. Alın ve çene bölgenizi yatay şekilde teninizden 1-2 ton koyu fondötenle gölgeleyin. Allığınızı elmacık kemiklerinin altına sürün.
Plazada çalışanların göz çevresinin çabuk kırıştığını biliyor muydunuz?Göz çevresinde oluşan kırışıkların bir önemli nedeni de sürekli bilgisayar başında oturmak ve gözleri kısarak ekrana bakmak! Cildin nemini kaybetmesine yol açan bilgisayarın yaydığı ultraviyole ışınları ve klimalı ortamlar da göz çevresinde “iş kırışıklıkları”na yol açan diğer etkenler. İnce göz kırışıklıklarında etkili bir krem olan Orgavital, göz çevresinde kırışıklık görmek istemeyenlerin çekmecesinde durması gereken ürünlerden. Havyar özlü krem Orgavital Health & Beauty’nin göz jeli, içeriğindeki eşsiz vitamin ve minerallerle “iş kırışıklıklarına” karşı mücadele ediyor. Orgavital Göz Jeli’nin formülünde bulunan süt içerisindeki doğal protein “Lactis Protenium” ile hücre metabolizmasını uyararak, ofisten cildimize işleyen zararlı maddelerin hücreden atılarak daha hızlı bir şekilde yenilenmesine yardımcı oluyor.
Doğal alg özleri bilgisayardan yayılan zararlı ultraviyole ışınlardan göz çevresindeki cilt ve cilt altı dokuları koruyarak yaşlanma sürecini yavaşlatır. Havyar özü göz çevresi kırışıklıklarında esas sorumlu olan kolajen yıkımını durdurmayı sağlayan doğal proteinler ve aminoasitler içerdiğinden havyar özü içeriği bu açıdan son derece kilit bir rol oynar. Ayrıca havyar özü bir doğal embriyo maddesi olan vitelline içermekte olup derideki hücrelerin doğal yönde yenilenmesine yol açmakta ve cildin kurumasını önler.
Kırmızı tüm kadınları cazibeli ve seksi kılan bir renk. Peki ya makyajda kırmızı tonları kullanmaya herkes cesaret edebilir mi?
Sizi bilmeyiz ama cesareti olanın ilk önce tavsiyelerimize bir göz atması gerekir.
Kırmızı dikkat çekici bir renk olduğuna göre kırmızı tonlarda bir ruj sürmek de oldukça dikkat çeker. Bu nedenle rujunuzuseçerken ve sürerken bazı noktalara dikkat etmeniz gerekir.
1. Teninizin rengine uygun olmalı. Örneğin eğer dişleriniz sararmışsa bordoya yakın kırmızı bir juj dişlerinizin daha beyaz görünmesini sağlayabilir.
2. Test edin. Çoğu kadın ruju elline sürerek denemeyi tercih eder oysa yüzdeki gölgeler farklıdır. Alacağınız ruju mutlaka dudağınızda test etmelisiniz.
3. İçgüdülerinize güvenin. Kırmızı ruj seçmekte zorlanıyorsanız size önerimiz size ilk başta uygun gelen ruju seçin.
4. Gece abartılı bir makyajla hoş duracak kırmızı bir ruju, gündelik yaşamda kullanırken sade bir makyajla tercih etmelisiniz. Yoksa tüm dikkatler yüzünüze çevrilebilir.
5. Kendinize alışmak için zaman verin. Kırmızı ruj size oldukça uzak bir görüntüyse aynada sürekli kendinize bakarak gözlerinizi alıştırabilirsiniz.
6. Mat mı parlak mı olacağına karar vermelisiniz. Parlak kırmızı sizi daha modern göstereceği gibi mat bir kırmızı da daha uzun süre kalıcı olabilir.
7. Doğal bir kalem kullanın. Farklı tonlarda bir kalem kullanmak zıt bir görüntü yaratabilir. Bunun için dudak renginize uygun bir kalem seçmeniz tavsiye edilir.
8. Doğru şekilde sürün. İlk önce dudaklarınızı kalemle belirginleştirin daha sonra da dudak fırçası ile rujunuzu sürün. Üstüne biraz pudra sürün ve rujunuzu bir kez daha üstüne sürün.
Çoğalan sivilveler, şekil almayan saçlar ve parlayan bir cilt... Regl döneminde ortaya çıkan bu sorunların güzelliğinize gölge düşürmesine asla izin vermeyin!Sivilceler Regl döneminin yaklaştığının habercisi olarak çenemizde, alnımızda ya da yüzümüzün herhangi bir bölgesinde beliren sivilceler, sinirimizi nasıl da bozar! Daha kendileri ortaya çıkmadan acılarıyla bizi rahatsız etmeye başlayan bu sivilceleri engellemek için maalesef bir şey yapılamıyor. Burada tek önemli nokta sivilceleri kesinlikle sıkmamak. Çünkü eğer onları sıkarsanız daha da büyüyebilirler
Regl dönemi öncesinde ve regl sırasında sabah-akşam cildinizi antiseptik solüsyonla temizleyerek bu sorunu hafifletebilirsiniz. Görüntüleri sizi çok rahatsız ediyorsa, kapatıcı stickler ile onları görünmez hale getirmek de mümkün! Yağlı saçlar Regl döneminin saçları etkilediği bir gerçek. Bu dönemde saçlarımız hem şekil almaz hem de çabucak kirlenerek bizi çileden çıkarır. Bu durumda en iyi çözüm saçlarımızı hergün yıkamak. Ama bu işlem için saç tipinize uygun bir şampuan seçmelisiniz. Eğer bu dönemde saçlarınız tepenize yapışıyor ve hacimsiz görünüyorsa, saçlarınızı öne atarak kurutmanız, bu sorunu çözebilir. Ayrıca saçlarınızı bigudiyle sararak olduğundan da hacemli görünmesini sağlayabilirsiniz Artan ter kokusu Bazı insanlar normal zamanlarda terleme ve ter kokusuyla ilgili bir problem yaşamazken, regl döneminde bu konuda sıkıntıya düşerler. Bunun nedeni olarak hormonel dengenin değişmesi ve bu durumun ter
bezleri üzerinde etkili olması gösteriliyor. Bu durumda en iyi çözüm her gün duş almak. Duştan sonra vücudunuza hoş kokulu bir nemlendirici sürebilir, ter kokusunu önleyici koltuk altı sticklerinden kullanabilirsiniz. Parlayan cilt Regl döneminde gereğinden fazla yağlanan ve parlayan cilt, halsizlik ve ağrılarla birleşince ortaya yorgun bir görüntü çıkar. Bunu engellemenin en iyi yolu regl dönemi öncesinde yağlı, baharatlı ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durmaktır. Ayrıca bu süre boyunca kompakt pudralar yerine cildinizin nefes almasını sağlayan toz pudraları tercih etmelisiniz. Yağ dengeleyici solüsyonlar kullanarak cildinizin yağ salgılanımını düzenlemeniz de mümkün.
Güneş, deniz ve kumun yıprattığı cildinize ve saçlarınıza bakım yapma zamanı geldi. Kendinize dönmenin tam sırası!Tatil zamanı kumsalda sere serpe güneşlenirken, güneşin vücudumuzun görünen en büyük düşmanlarından biri olduğunu bir anda unutuveriyoruz. Gerçek şu ki, bronz tenin güzelliğine, sağlıkla parlamasına hepimiz bayılıyoruz. Dışarıdan baktığımızda güzellik ön planda, ama merceği biraz yakınlaştırdığımızda öyle mi peki? Matlaşmış saçlar, kurumuş ve lekelenmiş bir cilt, sararmış tırnaklar. Tam bir kabus. Bu kez, kısa sürede toparlanmanın ve sağlıklı görünüme kavuşmanın palanlarını yaparken buluyoruz kendimizi. Siz de 'saçlarım çok yıprandı, yüzüm pul pul dökülüyor, acaba ne yapmalıyım' diyorsanız, bu yazıda ihtiyacınız olanları bulacaksınız.
Cilt bakımı:
Sorunlar:
Dermatoloji uzmanlarına göre, insan cildinin yazın gördüğü bütün zararlar sonbaharda ortaya çıkıyor. Güneşe maruz kalmaktan yorulan ciltlerde, yaz aylarının bitmesiyle birlikte en çok kuruluk, lekelenme, erken yaşlanma belirtileri ve sivilceler görülüyor. Nemini kaybetmiş bir cildin nasıl göründüğünü bilirsiniz! Kuru, esnekliğini kaybetmiş, gergin ve mat. Lekeler ise tam bir baş belasıdır. Renginin açılması için aylarca düzenli olarak ve sabırla tedavi uygulamak gerekir. Güneşin bıraktığı izleri silmek pek kolay olmaz doğrusu. Sivilcelerin güneşin ve deniz suyunun etkisiyle tedavi olduğunu ve azaldığını düşünebilirsiniz ama gerçekte pek böyle değildir. Ultraviyole ışınları cildi kurutup, yağ üretimini düzenler fakat iklimin değişmesiyle sivilcelerde artış görülebilir. Önce aşırı bir kuruma, sonra da çok fazla yağlanma hissedilen sivilceli ciltlerde, tedavi uygulanmazsa problem eskisine göre daha fazla artabilir.
Temizleme:
Her mevsim olduğu gibi bu dönemde de cilt temizliğine önem vermek gerekiyor. Çünkü yapılan bakım kürleri ancak temiz bir ciltte iyi sonuç veriyor. Bunun için her sabah ve akşam cilt temizlendikten sonra tonikle silinmeli. Aşırı kuru ciltler temizlik için sabun kullanmaktan kaçınmalı. Çünkü sabun cildin nemini ve yağını alarak, durumu ağırlaştırabilir. Aşırı sıcak ve kireçli su, cildin hassasiyetini artıracağından uzak durulmalı. Temizleme kremleri kuru ciltler için, losyon ve jeller yağlı ciltler için uygun. Bu dönemde cilt aşırı hassas olduğu için, özellikle alkolsüz tonikleri seçmekte fayda var.
Bakım:
Güneş ışınları her mevsimde zararlı olduğu için koruma faktörlü nemlendiricileri kullanmaya devam edilmeli. Gece kremi kullanmıyorsanız, kısa sürede toparlanmak için başlamanız iyi olabilir. Haftada iki-üç kez cilde nem maskesi uygulanmalı. Peeling yapmanın tam zamanıdır sonbahar mevsimi. Çünkü cilt yaklaşık 28 günde kendini yeniler. Yeni hücreler yüzeye doğru harekete geçtikçe, cilt nemini kaybeder ve pul pul dökülmeye başlar. Cildi ölü hücrelerden arındırmak için peeling (soyma) yapmak gerekir. Böylece cilt daha parlak, sağlıklı bir görünüme ve ışıltıya kavuşur. Siyah noktaların ve aknelerin oluşması engellenir.
Vücut bakımı:
Sorunlar:
Sonbahardaki meteorolojik olarak yaşanan iniş ve çıkışlar, cildimizin doğal savunma mekanizmalarını sıkıntıya sokuyor. Nem oranı mevsim geçişlerinde düştüğü için sonbaharda ışıltısını kaybetmiş bir ciltle karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu nedenle yaz aylarında kullandığımız hafif dokulu vücut bakım ürünlerini tekrar gözden geçirmemiz ve mevsime uygun ürünler kullanmaya başlamanız gerekiyor. Çünkü ürünler su ve yağ açısından yetersiz kaldığı için cildinize ihtiyacı olan bakımı veremeyebilir. Sonbaharla birlikte cilt hassaslaşması, leke, ben, egzama ve varis gibi güneşle artan şikâyetlerin tedavisine de başlamak gerekiyor.
Temizleme:
Güne ılık bir duşla başlayabilirsiniz. Uyku sırasında yüzeyde biriken ter ve tuz artıklarını suyla arındırın. Su, vücudunuzu harekete geçirerek, rahatlamasını sağlayacaktır. Duş sırasında PH dengeli bir duş jeli kullanın. Cildin koruyucu tabakasını koruması için bu önemli. Güneş yanıklarından kalınlaşan cilt tabakasının, eski tazeliğine kavuşabilmesi için haftada iki kez vücut peeling'i yapın. Vücut için uygun yumuşak kıllı fırçalardan kullanarak, dairesel hareketlerle kan dolaşımınızı hızlandırın. Keselenmek de vücudunuzda peeling etkisi yaratabilir. Vücudunuzun gözenekleri açılacağı için uygulayacağınız bakımlardan maksimum faydayı sağlayabilirsiniz.
Bakım:
Teninizin nem dengesini sağlamak için cilt tipinize uygun zengin içerikli bir nemlendirici kullanmanızda fayda var. Cilt tipinize göre az ya da fazla yağlı nemlendiricilerden kullanabilirsiniz. Zaman zaman yumuşak dokunuşlarla kendinizi şımartın. Boyun ve dekolte bölgenizde özel bakım kremleri kullanabilirsiniz. Doku ve kokularıyla vücudunuzda farklı bir his yaratacaktır. Yazın benlerinizde değişiklik olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Çapı yarım santimetreden büyük, kenarları girintili çıkıntılı, yüzeyi engebeli ve rengi farklılık gösteren benleri mutlaka doktorunuza göstermelisiniz. A, C, E vitaminlerini ve taze havuç, kayısı, domateste bolca bulunan beta karoteni çok tüketmeye dikkat edin. Güneşin zararlarıyla savaşmasında cildinize yardımcı olabilirler. Ayrıca her zaman yediğinizden daha fazla taze meyve ve sebze yemeye gayret edin.
Sabah kalktığınızda kendinizi güzel hissetmek istiyorsanız ipuçlarımıza dikkat edin. - Yatmadan önce retinol veya glikolik asit içeren bir kremi maske şeklinde yüzünüze sürün. Sabah kalktığınızda ölü derilerinden arınan cildiniz ışıl ışıl görünecektir. - Cildiniz duyarlıysa, yüzünüzü salisilik asit içeren bir temizleyiciyle yıkayıp, hyaluranik asit içeren bir kremle nemlendirin. - Saçınıza ve cildinize nem vermesi için yatak odanıza havayı nemli tutan bir buhar aleti koyun.- Sabah kalktığınızda tırnak diplerinizin manikürlü gibi görünmesi için yatmadan tırnak diplerinize yoğun nem veren bir krem sürün.
- Saçlarınız uzunsa, iki yandan örerek uyuyun. Böylece birbirlerine dolaşmazlar, hem de düzgün dalgalarınız olur. Parlaklık veren bir serumla son noktayı koyun.