skip to main |
skip to sidebar
07 / 08 Sonbahar-Kış Sezonunda tasarımlarını üç temada toplayan Queen's, kusursuzluğun, şıklığın ve cazibenin öncüsü olacak yeni koleksiyonuyla kışı kucaklamaya hazırlanıyor. Koleksiyonunu oluşturan 1950, Rock ve Roma temaları ile Queen's, kadının gizemli güzelliğinde saklı özgür ruhunu dışa vuruyor. Queen’s, kişiye özel abiye ve gelinlik tasarımlarının yanında, günlük kıyafetleriyle de dikkat çekiyor. 1950’lerin kalem silüetlerini, Rock’ın asi ruhunu ve Roma’nın gizemli tarihini yansıtan yeni koleksiyonuyla kendinden emin ve şıklığın tutkunu bayanlara baştan çıkarıcı tasarımlar sunuyor. Koleksiyonda gece kıyafetlerinin vazgeçilmezi siyah, mor, kırmızı ve dore öne çıkan renkler arasında...
1950’lerin kapak kızı
Sonbahar/Kış koleksiyonun temalarından birini 1950 modası net çizgiler ve kontrast renklerden oluşuyor. 1950’lerin kalem silüetli kadınlarını yansıtan diz boyu ve uzun eteklerin yanında, omuz dekolteli bluzler de yer alıyor. Koleksiyonu oluşturan parçalarda ipek, kadife, saten, şifon ve tül kumaşlar ile 50’lerin romantizmi vurgulanıyor.
Özgür Ruhlu Rock Kadını
1960’ların Özgür Ruhlu Genç Kadını Queen’s’in tasarımlarıyla yeniden hayat buluyor. Asimetrik modeller, mini etekler, 60’ların vazgeçilmezi kürkler ve kalın kemerlerle süslenen elbiseler detaylarda kullanılan saçak, püskül, metal ve tüyler ile Rock’ın asi ruhunu en iyi şekilde yansıtıyor.
Gizemli Roma Kadını
Queen’s 07/08 Sonbahar-Kış koleksiyonunda yer alan Roma teması ile dikkat çekiyor. Heykel duruşlu kadınları anlatan bu temada Roma’nın romantizmini yansıtacak ipek, şifon ve saten kumaşlarla tasarlanan etek, bluz, elbise ve tayyörlere yer veriliyor.
Miss Selfridge çarpıcı ve renkli koleksiyonlarıyla yeni sezona canlılık getiriyor Genç kızların gözde markası Miss Selfridge, 2007-2008 Sonbahar/Kış Koleksiyonu’nda, kadınlara şık ve trendy tasarımlar sunuyor. Farklı stil-lerin yansıtıldığı koleksiyonlarda, değişik dokulardaki kumaşlar ve tasa-rımlara karakter kazandıran renkler ön plana çıkıyor Glitter Grunge ile 1990’lara merhaba... Miss Selfridge’in 1990’ların grunge stilini ışıltılı bir şekilde yansıttığı Glitter Grunge koleksiyonunda, metalik geniş etekli miniler, erkeksi gömlekler, kombinezonlar, eski görünümlü rock grubu tişörtleri, parka benzeri ceketler geniş yer tutuyor. Siyah-beyaz, kahverengi, hardal, haki, kırmızı ve altın vurguların yer aldığı koleksiyonda damalı ve baskılı kumaşlar, eskitilmiş kot, lurex, pırıltılı taşlar, dantel ve pullu süslemeler öne çıkıyor.
Poiret romantik bir görünüm için birebir...
1910’ların tarzına modern bir yaklaşım sunan Poiret koleksiyonundaki kadife ve art deco süslemeler, baskılı tütüler ve pelerinlerle gösterişli bir kış Miss Selfridge’de sizi bekliyor. Dantel, nakış, baskılı şifon ve kadifelerin üzerinde gül, turkuaz, mürdüm, koyu meşe ve vanilya tonları hakim.
Land Girls 1940’ları geri getiriyor...
1940’lar, savaş dönemini günümüz trendlerine taşıyan Miss Selfridge’in ‘Land Girls’ koleksiyonunda yüksek belli pantolonların içine sokulan gömlekler, atlet-ler, fırfırlı yakalar dikkati çekiyor. Detayların zenginleştirdiği koleksiyonda
tüvit, el yapımı nakışlar, sepet ve kroşe örgüler kullanılmış. Kahverengi, avcı yeşili ve pancar renklerinin tercih edildiği koleksiyonda tasarımlar açık maviyle hareketlendirilmiş.
Carnaby ile isyankarlığınız öne çıksın...
Miss Selfridge’in Carnaby koleksiyonu, 1960’ların genç giyimine fütüristik bir yaklaşımda bulunuyor. O döneme ait günlük elbiseleri, çan kesimli ve hacimli etekleri, vücuda oturan takımlar ve saten bluzları tekrar hayatımıza sokuyor. Carnaby koleksiyonunda gabardin, kırçıllı ve pike kumaşların üzerine daha çok kurşun, taş ve yeşilin değişik tonları, nane, limon ve turuncu renkleri kul-lanılmış.
Belle Epoque zarafetinizi ortaya çıkartacak...
Poiret tarzından renk nedeniyle ayrılan tasarımlardan oluşan Belle Epoque koleksiyonunda süslemeli düşük belli altlar, şirin kolsuz yün elbiseler ile baskı-lı jarse elbiseler ön plana çıkıyor. Dantel, nakış baskılı şifon ve ince örgüler gibi zarif kumaşlarla tasarlanan kıyafetlerde petrol, gümüş, koyu mavi ve siyah renkleri ağırlığını hissettiriyor.
Black & Cream koleksiyonu ile asalet ve sadelik...
Sade bir renk paletinden ortaya çıkan, son derece zevkli tasarımlardan oluşan Black&Cream Koleksiyonu’nda siyah ve beyaz rengin asaleti kırışık şifon ipek, bürümcük ve ipek jorjet elbiselerde kendini gösteriyor.
Russian kışa canlılık getiriyor...
Kırsal tarzdan esinlenmiş ipek elbiseler, pantolon üstüne veya tek başına giyi-lebilen brokar süslemeli günlük elbiseler, kısa blazer ceketler, maksi etekler, örgü kazaklar, dar kesim kot pantolonlar, kapitone yelekler, çiçek baskılı aplike elbiseler ile gömleklerin yer aldığı Russian koleksiyonu, karanlık kışa canlılık getiriyor. Koyu mavi, kakao, tunç, kırık beyaz, siyah, şarap ve ahudu-du tonlarının yer aldığı koleksiyonda kumaşlar ise viskoz yünler, örgü şifon jarse, eskitilmiş balıksırtı, çizgili kırçıllar ve tüvitten oluşuyor.
Gothic Angels ile seksiliğiniz vurgulanacak...
Eskiye dönük tasarımları trend haline getiren koleksiyonda yarım kollu ceket-ler, tül ve ağ elbiseler, lurex örgüler ve seksi kıyafetler öne çıkıyor. Bademşe-keri, krema pembesi, beyaz altın, mürdüm, gece mavisi, mor, ametist ve karaelmas renginin kullanıldığı koleksiyonda tül ve dantel önemli detaylar ara-sında yer alıyor.
Buffalo Girl maskülen görünümden hoşlananlar için...
1980’lerin grunge tarzından esinlenen koleksiyonda, erkeksi ve bol duran ama giyildiğinde güzel görünen yer alıyor. Bol damalı gömlekler, puantiye ağ elbiselerle giyilen kaba kazaklar, yıpratılmış kotlarla, erkeksi görünümün sergilendiği temada çikolata ve krem en çok kullanılan renklerden...
Precious Metallics ile geceye hazırlanın...
Miss Selfridge’de ışıltılı gece giysilerinin bulunduğu ‘Precious Metallics’ koleksiyonunda süslemeli yakalar, uçuşan jarse elbiseler, taşlı kenar süslemeleri, dökümlü siluetler dikkati çekiyor. Metalik altın ile gümüşün, beton, çelik mavisi ve kırık beyazın hakim olduğu koleksiyonda kıyafetler yumuşak jarse, saten, metalik deri ile lurex’ten tasarlanmış.
Follies Bergere ile star yaratın...
Geçmişin ve günümüzün sahne yıldızlarından ilham alan koleksiyondaki gös-terişli baskılı ve katlı kesimli ağ elbiseler, farbalalı etekler, kazaklar, metalik ceketler, eski görünümlü kemer ve tokalar kışa damgasını vuracak. Çikolata, dut, kömür, gümüş, çini mavisi, ahududu ve yeşim renklerinin hakim olduğu koleksiyonda daha çok şifon, jarse, denim kumaşlar tercih edilmiş. 
Güz günlerini sezonun moda renkleri ile neşelendiriyor. Çantadan şapkaya, babetten eldivene, takıdan iç çamaşırına kadar moda olan tüm aksesuar çeşitlerinin bir numaralı adresi Accessorize , yeni sezon alışverişlerine yön veriyor. Accessorize Sonbahar – Kış Koleksiyonunun yeni yüzü ünlü Alman top model Heidi Klum oldu. Bir çok ünlü marka ile çalışan, oyunculuk, sunuculuk, moda tasarımcılığı ve yapımcı olarak da adını duyuran Klum, dünyanın en iyi 10 modeli arasında yer alıyor. Accessorize yeni sezon koleksiyonunu Nova, Urchin, Magpie ve Future Noir olmak üzere dört farklı temada hazırladı. Nova 70’li yılların otantik görüntüsü, sade lüks anlayışı ile bütünleşiyor. Detaylara gösterilen önem farklı tasarımlar ile kendini ifade ediyor. Tasarımlarda taşlarla bezenmiş çantalar, geniş kenarlı şapkalar, karamel renkte iri taşlı kolyeler ve iri desenli ipek fularlar, grafik desenli maskülen kravatlar, retro desenler, parlak renkler, materyallerde ise; doğal ahşap, eskitme pilili deriler, süet ve deri yamalar, zincir çanta sapları, kapitone ve kadifeler ön plana çıkıyor.
Future Noir
Geleceği yaşatan göz kamaştırıcı modern bir hikayeye sahip Future Noir. Sade modeller canlı renklerle modernize edilirken aynı zamanda metal süslemelere yer veriliyor.
Parlak pullarla işlenmiş kanvas çantalar, iri boncuklu kolyeler, süslemeli portföy çantalar, altıgen lame bilezikler, geniş metalik renklerde elastik kemerler, parlak ve ışıltılı yüzeyler tasarımlarda ön plana çıkarken,zincirler ise özellikle takılarda en çok kullanılan malzeme olarak yer alıyor.
Koleksiyonda mor ve tonları, gece mavisi, fuşya ve metalik ışıltılarla tonlandırılmış siyah renkler hakim olurken,bu derin tonlara turkuvaz, kahve ve neon ışıltıları da eşlik ediyor.
Urchin
90’ların ilk yıllarından esintiler içeren Urchin, sezon modası koyu renk kıyafetleri canlı renklere duyulan ihtiyaçla birbirinden renkli aksesuarları ile zenginlestiriyor.
Baskılı, iri kanvas çantalar, kalın örme şapkalar, çiçek dokumalı kelepçe bilezikler ve metalik renklerde çapraz çantalar ön plana çıkıyor. Gündelik ürünlerde gri ve tonları uçuk lila ve mavi renkleriyle tonlandırılıyor. Gece aksesuarlarında ise metalik renkler kendini belli ediyor.
Koleksiyon detayları, eskitilmiş dokular, çelişen dokuma kumaşlar, yumuşak süetler, buruşturulmuş deriler, yıkanmış kanvaslar, birbirine tezat biyeler, büyük fermuarlar; grafik desenler, düz ve bloklar halinde payetler, varaklı baskılar, balmumundan dokular ve el örgüleri ile ortaya çıkıyor.
Magpie
Romantik ve feminen detayların ön plana çıktığı Magpie koleksiyonu iri metalik çantalar, sallantılı kristal küpeler, eski tarzda kadife portföy çantalardan oluşuyor. Gümüş ve siyahın yanı sıra doğal naturel renkleri içeren ürünler, mat, pudralı, yumuşak süetler, katlı kumaşlar ile origamiden esinleniyor. Kumaş detaylarında, metalik işlemeler ve taş süslemeler vazgeçilmezler arasında yer alıyor.
Ayakkabılar
Modern ve vintage tarzdaki ayakkabılar naturel ve parlak renklerde göz alıyor. Gündüz için dore şerit süslemeli mor süet ve tüvit babetler, topuklu önü yuvarlak ayakkabılar yer alıyor. Gece için ise; süet ya da huni topuklu ayakkabılar ile gümüş taş süslemeli minik topuklu ayakkabılar kıyafetleri tamamlıyor.
İç Giyim
Bu kış sofistike görünümlü iç çamaşırları, hem koyu renklerle hem de beyaz ve uçuk pembelerle takım yapabilme olanağı sağlıyor. Spor iç çamaşırları saten ve dantelli modeller ile kombinlenebiliyor.
Küçük Bayanlar için… Angel
Bu kış küçük hanımlar şapka, eldiven, kürklü kulaklıklar, rengarenk desenli kalın örme atkılarla ısınacaklar. Küçük parti bayanları ise, pullu çantalar, ışıltılı babetler ve taşlarla süslenmiş takılar ile daha da şık olacaklar.

Tita, 2007 - 2008 sonbahar-kış koleksiyonuyla her zaman olduğu gibi bu sezon da şıklık rüzgarı estirecek. Tita, yeni sezonu değişen siluetler ve siyah paletinin hakim olduğu tasarımlarla karşılıyor. Emprime jarse ve saten modellerinin yanı sıra düz örmeler ve değişik kup detaylı modeller yeni sezonda ön plana çıkıyor. 60’lı yılların trapez kesimli elbiseleri ve grafik desenleri ise nostaljik hatlarıyla öne çıkıyor. Tita’nın Sonbahar – Kış koleksiyonunda parlak kırmızı, saks, fuşya ve yeşil gibi yeni ve cesur renkler de kendilerine yer buluyorlar. Dinamik ve modern bayanların tercihi Tita, 2007-2008 sonbahar-kış sezonuna özel hazırladığı koleksiyonunda birbirinden şık kıyafetlere yer veriyor. Tita’nın yeni koleksiyonunda değişen siluetler ve siyah paletinin hakim olduğu seçenekler dikkat çekiyor. Elbiseler yeni sezonda adeta altın çağını yaşıyor. Emprime jarse ve saten modellerinin yanı sıra düz örmeler ve değişik kup detaylı modeller ön plana çıkıyor. 60’lı yılların trapez kesimli elbiseleri ve grafik desenleri ise bu sezonun göz alıcı alternatifleri arasında bulunuyor.
Tita’nın sonbahar-kış koleksiyonundaki yeni ve cesur renkler sezonun olmazsa olmazları arasında. Parlak kırmızı, saks, fuşya, yeşil en kuvvetli tonları ile karşımıza çıkıyor. Dokulu siyah parlak kumaşlar ile deri ve rugan görüntüleri sezonun önemli trendi olarak koleksiyonda yerini alıyor. Rugan trechcoatlar, hight-tech parlak yüzeyli kumaşlar ile hazırlanan pantolonlar dikkat çekiyor. Yüksek belli etekler, masküler kesimli bol paçalı pantolonlar, gömleklerde volümlü kollar ve büzgüler yeni sezonda şık bayanlara eşlik ediyor.
Farklı hayvan görünümlerine sahip baskılar, hem dokularda hem de üstlerde motif olarak kullanılıyor. Koleksiyonda sezon trendini yansıtan önemli görüntülerden bir diğeri ise “triko örgülü” parçalar. Triko elbiseler ve tunikler soft tiftik çizgili düz triko üstler ve uzun hırkalar içimizi ısıtıyor. Antrasit ve grinin tonları, bu sezon da devam ediyor. Jean pantolon, etek ve ceketler değişik kesimleri ve detayları ile koleksiyonun tamamlayıcıları arasında bulunuyor. Aksesuarlarda ise XL çantalar, hayvan motifli kolyeler, renkli bilezikler ve Oxford modeli ayakkabılarla sezon görüntüsü tamamlanıyor.


Sonbaharı karşılarken kendinizi daha iyi ve enerjik hissetmenize yardımcı olacak 15 öneri hazırladık.Sonbaharı karşılarken kendinizi daha iyi ve enerjik hissetmenize yardımcı olacak 15 öneri hazırladık. Eylül sendromunu kolayca yenmeniz ve sonbahara sağlıklı bir giriş yapmanız için. Üstelik hepsinin uygulaması son derece basit ve masrafsız! İp atlayın Kim demiş sadece çocuklar ve boksörler ip atlar diye? Eski çamaşır ipinizi alın ve dünyanın belki de en etkili kardiyo çalışmalarından birisini yapmak için başlayın zıplamaya. Düz bir zemin üzerinde yarım saat ip atlayarak tam 350 kalori yakabilirsiniz. Eğer, bunu kumda yaparsanız yakacağınız kalori miktarı tam iki katına çıkacaktır.
Kepeklerden kurtulun
Saçlarındaki kepeklerden kurtulmak isteyenler için doğal bir reçete: sirkeyle yıkanmak! Yarım şişe üzüm sirkesini püskürtmeli bir şişeye aktarın ve bunu saçlarınızın tümüne sıkın. Ardından beş dakika bekleyin ve durulayın. Böylece, bozulduğu için kepeklenmeye yol açan PH dengesini sirke asidiyle dengeleyeceksiniz.
Konsantrasyon kazanın...
Kinesiyoloji, vücudun doğal dengesini tekrar kazanmasına yardımcı olan ve zihni negatif düşüncelerden arındırmayı hedefleyen özel bir terapi çeşidi. Siz de bu kinesiyoloji egzersizinden faydalanabilirsiniz: Büyük bir parça kâğıt alın ve bunun üzerine büyük harflerle alfabeyi yazın. Ardından kırmızı kalemle bazı harflerin üzerine sağ, bazılarının üzerine de sol yazın. Sonra yüksek sesle, gelişigüzel harfleri okumaya başlayın. Harfleri okurken de, üzerinde yazana göre sağ ya da sol kolunuzu kaldırın.
Daha iyi uyuyun
Yapılan araştırmalar uzun süre televizyon seyretmenin uyku kalitesini düşürdüğünü ortaya koyuyor. Günlük TV seyretme süresini yarı yarıya azaltmaksa uyku kalitesinde belirgin bir artış sağlıyor. Uzmanlar, televizyonun parlak ışıklarının bilinçaltını etkilediğini ve bunun kişilerin kendilerini huzursuz hissetmesine yol açtığını belirtiyor.
Her gün güneşle buluşun...
Her gün sadece 5 dakika olsa da güneşlenmek, vücudunuzdaki D vitamini miktarını ciddi şekilde artırıyor. Bu nedenle, her gün havalı kapalı bile olsa 5 dakika açık havada durmaya özen gösterin. Güneşin kuvvetli olduğu günlerde bunu öğleden önce 11.00 civarında yapmaya ve mutlaka güneş koruyucu krem sürmeye de özen gösterin.
Kendi sebzenizi yetiştirin
Sizin hayaliniz de bir gün kendi sebzelerinizi yetiştirmek ve ellerinizle toplamak mı? Bunun için mutlaka kocaman bir bahçeniz olması gerekmiyor. Büyükçe toprak saksılar alıp işe koyulabilir ve kekik, maydanoz, fesleğen, biber ve domateslerinizi yetiştirebilirsiniz. Üstelik bunların yüzde yüz organik olacağı da garanti! Tohumları seralardan ve çiçekçilerden temin edebilirsiniz.
Kokularla enerjinizi artırın
Pikniğe gittiğiniz bir gün avuç dolusu çam iğnesi ya da çam kozalağı toplayın ve bunları evde, ince bir keten parçasına sarıp doğal bir iple bağlayın. Keseyi banyonuza uygun bir yere asın. Sıcak su ve buharla ıslandığında etrafa harika kokular yaydığını göreceksiniz. Üstelik bu kokunun, enerji verici özellikteki aromaterapik etkisini kısa sürede fark edeceksiniz.
Daha fazla kalori yakın
Metabolizma hızı kısaca vücudunuzun kalori yakma hızı olarak tanımlanabilir. Bunu artırmak, daha fazla kalori yakmak ve daha kısa zamanda forma girmek için basit bir öneri: Yarım litre soğuk su alın ve bunu 10 dakika içinde için. Almanya'da yapılan bir araştırma bu yöntemin metabolizma hızını tam iki katına çıkardığını ortaya koymuş. Bir öneri de, günde en az 8 bardak su içmesi gerektiğini bildiği halde hep unutanlara... Bileğinize 8 adet lastik takın ve içtiğiniz her bir bardak suyla bir lastiği çıkarın.
Elma sirkesiyle detox yapın
İşte yine sirkeli bir tavsiye. Bu kez tavsiyemiz bir şişe elma sirkesi almanız ve bununla vücudunuzun mineral emilimini artıracak özel bir içecek hazırlamanız. Yapmanız gereken çok basit, bir yemek kaşığı elma sirkesi, bir tatlı kaşığı bal ve yine bir yemek kaşığı ılık suyu karıştırın ve bunu her sabah için. Vücudunuzun toksin atılımının arttığını görecek ve kendinizi kısa sürede iyi hissedeceksiniz. Elma sirkesinin doğal bir antibiyotik olduğunu ve sivilcelerin üzerine sürüldüğünde iyileşmelerine yardım ettiğini de hemen ekleyelim.
Muhteşem tırnaklara kavuşun
Haftada bir kez uygulayacağınız zeytinyağı banyosuyla muhteşem tırnaklara sahip olabilirsiniz. Bunun için yarım kâse ılık zeytinyağı alın ve tırnaklarınızı bunun içine sokarak 5 dakika bekletin. Çıkardıktan sonra ellerinizi yıkayın ve tırnaklarınızı yumuşak bir parça bezle ovun. Tırnaklarınızın ne kadar sağlıklı ve parlak göründüklerine inanamayacaksınız.
Göbeğinizle nefes alın...
Rahatlamanın ve stresten arınmanın en hızlı yolu göbeğinizle nefes almak. Uzmanlar, siz derin nefes alırken inip kalkması gerekenin göğüs kafesiniz değil göbeğiniz olması gerektiğini ısrarla hatırlatıyor. Siz de gün içinde fırsat buldukça, göbeğinizi kullanarak derin nefesler alın.
Arada bir çocuk olun
Okulda oynadığınız oyunları hatırlayın; körebe, saklambaç, yakartop ve istop! Hepsi de aslında bol bol kalori yaktıran muhteşem birer kardiyo egzersizi değil mi? Sizinle tekrar çocuk olmayı kabul edecek arkadaşlarınızla (eğer bulamazsanız kendi çocuklarınız ya da yeğenlerinizle) parkın yolunu tutun ve eski oyunlara tekrar "selam" deyin. Bu arada da bol bol kahkaha atmayı sakın unutmayın...
Fırçayla masaj yapın
Selülitlerden kurtulma programına bir de bu maddeyi eklemeye ne dersiniz? Evde bulduğunuz en büyük saç fırçasını alın ve bununla 10 dakika boyunca selülitli bölgelerinize hafif hafif vurarak masaj yapın. Böylece oradaki kan dolaşımını hızlandıracak ve sorunlu dokulara daha fazla oksijen taşınmasını sağlayacaksınız.
Kırışıklarınızdan kurtulun...
Biota Laboratuarları Medikal Müdürü Prof. Dr. Kerim Alpınar kırışıklarınızın artmasını önleyecek özel bir tarif veriyor. Bunun için 1 adet salatalık, 1 adet yumurta akı ve 1 tatlı kaşığı krema gerekli. Hazırlamak içinse, yumurta akını kremayla karıştırın ve salatalığın suyunu çıkarıp karışıma ilave edin. Temizlenmiş yüze uygulayın, 20 dakika sonra yüzünüzü ılık maden suyu ile yıkayın.
Eğlenceli oyunlar bulun...
Çocuklarınızla birlikte eğlenceli vakit geçirmek rahatlamanıza yardımcı olacaktır. Hem sizin keyif alabileceğiniz hem de oyuncaklarla birkaç dakika oynayıp kenara atan çocuklarınızı oyalamak için göz atabileceğiniz bir web adresi öneriyoruz: www.haydioynuyoruz.com Bu sitede, 5 yaşına kadar çocuklar için oynatabileceğiniz ve birlikte oynayabileceğiniz oyunlar bulacaksınız. Yelpaze oldukça geniş.
Kilo vermeyi bekleyecek kadar zamanınız yok mu? İşte bazı moda uzmanlarından daha ince gösteren moda ipuçları.İyi görünmenin yolu sadece zayıflamaktan geçmiyor. Doğru kıyafetlerle daha zayıf ve daha ince görünmenin püf noktaları da var. İşte modacılardan daha zayıf görünmenizi sağlayacak 6 öneri.. 1. Tek renk kullanın.. Gece mavisi, kahverengi ya da siyah gibi tek renk koyu renkli elbiseler giyin.. Bunun yanı sıra aynı rengin farklı tonlarını da birlikte giyebilirsiniz. Bej, deniz mavisi, mercan ya da teninize en iyi giden renklerde desenleri bulunan giysiler de olabilir. Eğer rengin sizi daha kilolu gösterdiğini düşünüyorsanız, elbise olarak sizde nasıl durduğuna da bakın.
2. Kumaşları doğru seçin..
Katı, sert ve ağır hatta yapışan kumaşlardan uzak durun. En iyi seçim hafif, yumuşak ve giydiğinizde vücudunuzdan kayan kumaşlardır. Amacınız vücudunuzun genel şeklini görmek olmamalı..
3. Vücudunuza göre ayarlayın..
Geniş omuzlarınız varsa, vatka ya da herhangi bir omuz aperatı kullanmayın. Kayık ve yuvarlak yakalı giysileri tercih etmeyin. Üstünüzü daha küçük göstermek için modaya uygun V yakalı elbiseler, V yakalı üst ve etek veya bol pantolonları tercih edin. Eğer üst küçük alt büyükse, yani armut vücutluysanız, boynunuzu kalın göstermeyen, omuzlarınıza uygun sizi dik gösteren kıyafetleri arayın. Üst için yuvarlak, oyuk yaka kesimleri, alt için de düz etek ya da normal kesim pantolonları seçin.
4. Kalça ve basenler
Büyük kalça ve basenleri kamufle etmek için, rahat pileli, bel kısmı büzgülü rahat etek ve pantolonlar tercih edilebilir. Modaya uygun, düz çizgiler yan cepli ya da cepsiz modeller seçin. Basenleri küçük göstermek için beli düz yarım ya da dizden hafifçe aşağıda pantolonlar arayın. Daha uzun ve zayıf görünüm için pantolonunuz ya da eteğiniz yere değecek kadar uzun olmalı.
Basenlerinizi daha fazla kamufle etmek için etek ve pantolon giydikten sonra kalçalarınızı örtecek kadar uzun bluz ya da bluzunuzun üzerine hjafifi dantel ya da örgü tunikler giyebilirsiniz. Kalçalarınızdan aşağısının çok fazla uzun olmamasına dikkat edin.
5. Kesim ve dikişileri inceleyin
Giysilerinizde, özellikle ceketlerde kare şekilli olanları ya da sıkı saran modelleri tercih etmeyin. Bunun yerine hatları hafif belli eden modelleri tercih edin. Elbiselerin dikişleri daha ön plana çıkartılmış olabilir.
6. Ayakkabıları unutmayın
Sadece elbiselerle zayıf görüneceğinizi sanmayın. Giysilerinizi belirledikten sonra ayakkabılarınızı deneyin. Özellikle ayaklarınız genişse ince şeritli ve düz sandaletler, ufak topuklu ayakkabılar giymeyin. Bunun yerine, kısa topuklu ya da üzerinde durabiliyorsanız yüksek topuklu ayakkabılar giyin. 5 cm'lik topuk ne giyerseniz giyin sizi daha ince gösterecektir. Ayak bileğinize dolanan ayakkabılardan, kare topuklardan uzak durun. Tüm bunlar sizi daha bodur ve bacaklarınızın daha kısa görünmesine neden olur.
Acıbadem Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Koptagel İlgün, sağlıklı beslenmek şartıyla her sağlıklı kişinin oruç tutabileceğini, önceden aşırı alkol ve sigara içen kişilerin bu sayede bu alışkanlıklarından kurtulabileceğini söyledi. Çünkü Ramazan ayı, insan sağlığı açısından vücudun belli bir disipline girmesi anlamına da geliyor. Önceden aşırı alkol alıp, bir ay süre ile almayanlarda karaciğer açısından faydalı sonuçlar gözlediklerini belirten Prof. İlgün, normalde aşırı sigara içip bu ayda azaltanların da kendilerini zinde hissederek bu alışkanlıktan vazgeçebildiklerini ifade ediyor. Ayrıca Ramazan ayında aşırı yemek yemeyip kilosunu azaltan kişilerin de kan yağlarında düşüşler gözlediklerini söyleyen Prof. İlgün, Ramazan ayında insan sağlığı açısından bazı risklerin de bulunduğuna değinerek bunları şöyle sıraladı:
- Uzun süre midenin boş kalıp iftarda fazla doldurulması
- Hızlı yemek yeyip iyi çiğnememek
- Sahurda fazla ve uygunsuz gıdalar yeyip hemen yatmak
- Mevcut uzun süreli ve önemli bir hastalığın olması
- Devamlı alınması gereken ilaçların olması ve onların alımındaki aksaklıklar
Az Yiyin, Şarküteri Ürünlerini Az Tüketin
Ramazan ayında bilinçli beslenmenin nasıl yapılacağı, oruç tutanların en çok merak ettiği konu. Bu ayda oruç tutacak kişilerin pratikte zor uygulanacak önerilerden uzak durması gerekiyor. Ramazan’da sağlıklı beslenmenin tarifini yapan Prof. Koptagel İlgün, “Az yemek yemek, şarküteri çeşitlerini daha az tüketmek, yavaş ve iyi çiğneyerek yemesi, iftar ve sahur arasında sıvı ihtiyacının karşılanması ve sahurda da muhakkak ve özellikle tok tutabilecek gıdalar alınması sağlıklıdır” diye konuştu.
Tansiyon ve Şeker Hastaları Dikkatli Olmalı
Şeker hastalığı düzenli yemek yemeyi gerektiren bir hastalık olduğundan, hastaların mutlaka ara öğün tüketmesi gerekiyor. Gün içinde yaklaşık 15 – 16 saat hiçbir gıda almayanlarda şeker normalin çok altına düşüyor. Ağız yoluyla şeker ilacı kullananlarda bu düşüş daha da fazla oluyor. İftarda fazla yenen bir yemek de şekerdeki denge bozukluğunu iyice artırıyor. Prof. İlgün, şeker ve tansiyon hastalarının oruç tutmamalarının sağlıkları için yararlı olacağını belirterek şöyle konuştu: “Çok dengeli seyreden, insülin kullanmayan ve ayrıca oruç tutmazsam ruhsal durumum bozuluyor diyen hastalarımız var. Bu hastalara sık sık şeker kontrolü yapmaları kaydıyla oruç tutmalarına izin versek de, vücut kendi biyoritmi içerisinde gerekli tepkiyi gösterince kişinin bu durumda oruç tutmaması gerekir. Aynı şeyi günde 1 defalık doz ilaç ile tansiyonu dengelenen tansiyon hastası için de söylemek mümkündür. Ama bu iki hastalıkta da bir kereden birşey olmaz diye tatlı ve tuzlu gıdalar fazla tüketilirse elbetteki doğru sonuç elde edilemez.”
Kimler Oruç Tutmamalı?
Ramazan ayında oruç tututlaması gereken özel durumlar var. Prof. Dr. Koptagel İlgün, bu durumları şöyle sıralıyor:
- Parkinson, Alzheimer, sara, psikiyatrik bozukluk, kanser hastalığı
- Mide şikayetleri olanlar (daha önce mide ülseri ve kanaması geçirmiş olan kişiler)
- Reflü şikayetleri olanlar (oruç tutmadan önce şikayetlerini doktorları ile paylaşıp aldıkları önerilere uymaları gerekir)
- Şeker hastaları
- Kronik böbrek yetmezliği olanlar
- Kalp ve tansiyon hastaları
- Yaşlı ve vücutça düşkün kişiler
- Mide ve barsak hastalığı olanlar
- Düzenli olarak ilaç kullanması gerekenler
- Ameliyatlı veya ameliyatın dinlenme döneminde olan kişiler
- Hamile veya çocuk emziren kadınlar
- Grip, zatürre, yüksek ateş, ishal yani mevsimlere veya vücut direnç düşüklüğüne göre ani başlayan rahatsızlığı olanların da hiç olmazsa hastalık günlerinde oruç tutmamaları gerekiyor.
Diyetisyenler Ne Diyor?
Ramazan ayında, beslenme ve diyet uzmanlarının önerilerine de kulak vermek gerekiyor. International Hospital’dan Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilem İrkin, Ramazan ayında öğün sayısının azalmasıyla birlikte metabolizmanın da yavaşladığını ve kilo alındığını belirtiyor. Ramazan döneminde insanlar belki bir yılda yemediklerini iştahlarının açılmasıyla birlikte bir ayda tüketiyorlar. Oruç tutmak isteyenlere mutlaka sahur yapmalarını önerdiklerini belirten Dilem İrkin, “Ramazan ayında en çok yapılan hataların başında sahura kalkmamak geliyor. Aç kalınan süre çok uzun olduğundan sadece akşam yemeğiyle oruç tutanlar gün içinde çok zorlanıyorlar” dedi.
Ağır Akşam Yemeği, Kalp Spazmı Yapabilir
Akşam yemeğinde yağlı, hamur işi, kızartma türü yiyeceklerin tüketilmesini önermediklerini belirten İrkin, “Bu ağır yiyeceklerin yenmesi, iftarda kalp spazmlarının yaşanmasına, tansiyonun yükselmesine, gün içinde baş dönmesi, tansiyon düşmesi, akşam yemek yenilmesiyle birlikte şeker yükselmesine bağlı baş ağrısı ve mide spazmına yol açabiliyor” diye konuştu.
Ramazan'da Beslenme Önerileri
Gün boyu oruç tuttuktan sonra orucu açma zamanı geldiğinde, birdenbire yemekleri hızlı bir şekilde yeyip masadan kalkmamak gerekiyor. Bütün gün boş kalan mide, tıka basa yenilen yemeklerle doluyor ve hazımsızlık şikayetleri de ortaya çıkıyor. Dilem İrkin, bu nedenle şu beslenme önerilerinde bulunuyor:
- Orucunuzu hafif bir çorbayla açın.
- Çorbadan yarım saat sonra yemeğe devam edin.
- Ana yemeği yerken, ekmek ve yoğurt da tüketmeye özen gösterin.
- Ana yemekten 1-2 saat sonra meyve ya da sütlü tatlı tüketilebilirsiniz.
- Sahurda beyaz peynir, kepekli ekmeği mutlaka tüketin. Çünkü esmer ekmek, kan şekerini dengede tutup, tok kalmaya yardımcı olur.
- Ekmek yerine sahurda 4-5 yemek kaşığı yulaf ezmesi, iki tane ceviz, bir bardak süt içebilirsiniz.
- Sahurda domates, salatalık tüketmek kabızlığı önlemede etkili olacağı gibi, yumurta tüketmek de tokluk hissi verir.
- Sahurda yağda kızartmalardan uzak durun ve bol bol su içmeye özen gösterin.
- Akşam yemeği ve sahurda, ağır hamur işlerinden kaçının.
- Ayva, kabak ya da süt tatlılarını akşam öğününden 1-2 saat sonra alabilirsiniz.
- Haftada bir kez şarküteri tüketebilirsiniz, ancak her gün yemeyin.
- Aç karnına spor yapmayın, ama iftardan 1-2 saat sonra, imkanınız varsa hafif bir yürüyüş, bol su içmek, meyve tüketmek kabızlığı da önler.